(*)Güvenli Topluma Giden
Yolda Şiddet Olgusu,
Psikolog Dr. Ayla
DÖNMEZ
Şiddet ve güvenli bir
yaşam. Zehir ve panzehir gibi; şiddetin egemenliği, güvenli toplumun
zehirlenmesidir. Buna karşın, güvenli toplum geliştiği oranda şiddet, yaşamdan
silinir.
Biliyoruz ki insanlığın
var oluşundan; kutsal söylencelerdeki Habil ve Kabil kardeşlerin ölümüne
kavgalarından beri şiddet, yaşamımızda varlığını sürdüregelmektedir.
Elbette bilimsel gelişmenin
biçimlendirdiği çağdaş toplumsal yaşamda kaba kuvvete dayalı şiddet
uygulamasında göreceli bir azalmadan söz edilebilir. Ama günümüz dünyasında
şiddet, bir yandan nükleer, stratejik ve taktik silahlarla daha ağır ve yoğun
üst biçimlere dönüşerek varlığını sürdürmekte, öteyandan da o bildik biçimiyle
yakamızı bırakmamaktadır.
Şiddet tarih boyunca tartışılan bir
durum. Peki varlığından rahatsızlık
duyduğumuz, hoşlanmadığımız halde
niçin şiddetle bu kadar iç içe yaşıyoruz.
Tabii şiddetin hepimizce bilinen ve
pek çok araştırmanın da ortaya koyduğu
gibi çeşitli nedenleri vardır. Belki, temel amaç şiddet kullanarak ötekiler
üzerinde güç sahibi olmak; korkuyu egemen kılarak kontrolu elde tutmayı
sağlamaktır diye bir genel ve ortak
tanımlama da yapılabilir. Öte yandan biliyoruz ki; doğada hayvanların
yaşamında da şiddet var. Ama
gözlemlerimiz, onların bu davranışlarının nedeninin temel gereksinimleri olan
“yaşamak-varolmak” üzerine kurulu olduğu yönünde.
Bir şiirinde Ataol Behramoğlu
diyor ki;
İnsan insanın Kurduydu belki Gerçek kurttan Yokken farkı. Onu kurttan Ayıran özellik Akıl olmalı Ve üretkenlik
Ne ki; şairin dediği gibi
bizleri kurttan ayıran aklımız ve de
üretebilme yeteneğimiz olmasına karşın,
hala şiddetin güvenli topluma saldırısı sürmektedir. İnsanoğlunun da güvenli
bir toplumu kazanma savaşımı… Bu savaşımın kimi
kazanımlarını, anayasalarda,
Uluslararası temel hak ve özgürlükler bildirgelerinde ve sözleşmelerinde
de görebiliyoruz.
“Güvenli toplum”da her yurttaş, anayasal haklarını kullanmak ve
yasaların güvencesinde olmak temel hakkına sahiptir. Yasalarla, kişilerin yaşadığı
fiziksel ve sosyal ortamın
sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi
gerekmektedir. Fakat bireyin karşılaştığı bireysel veya toplumsal şiddet onun bu haklarını kullanmasını
engellemektedir. Bu tür yaşantılar çoğaldıkça, yasalar uygulanamaz hale
geldikçe ortaya çıkan boşlukları çeteler, mafyasal yapılar doldurmaktadır.
Ekonomik güçlükler, uyuşturucu bu
oluşuma yataklık etmekte, eğitimsizlik de
koşulları uygun hale getirmektedir. Giderek toplum yaşamında şiddet
kültürü egemen olmaktadır.
Şiddetin Yaşanabildiği Ortamlar
Şiddetin yaşandığı pek çok ortam vardır. Aile, okul, iş, sokak, kamusal alanlar, kişiler arası ve ülkeler arası ilişkiler… gibi sayılabilir. Bunlardan üzerinde önemle durulan ve çok araştırma yapılan konulardan biri; aile içi şiddettir ...
Medeni Kanun şiddet kullanmanın tüm biçimlerini boşanma sebebi sayarak yaptırım altına almıştır.Yasanın 162’nci maddesi, Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış başlığı altında doğrudan şiddet kaynaklı boşanma nedenini kaleme alırken aynen şöyle demektedir:
“ Eşlerden her biri
diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya
da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası
açabilir.”
Şimdi bu maddenin yaşamda nasıl somutlandığını öteki boşanma sebepleriyle karşılaştıtmalı olarak aşağıdaki tabloya bakarak görmeğe çalışalım:
Tablo
1
|
Yıl |
|
Toplam |
Zina |
Cana Kast ve Pek Fena
Muamele |
Cürüm
ve
Haysiyetsiz lik |
Terk |
Akıl
Hastalığı |
Geçimsizlik
|
Diğer |
|
1991 |
A |
27
167 |
271 |
91 |
72 |
717 |
92 |
25 497 |
427 |
|
|
B |
100 |
1,00 |
0,33 |
0,27 |
2,64 |
0,34 |
93,85 |
1,57 |
|
1992 |
A |
27 133 |
221 |
79 |
97 |
678 |
98 |
25 189 |
771 |
|
|
B |
100 |
0,81 |
0,29 |
0,36 |
2,50 |
0,36 |
92,84 |
2,84 |
|
1993 |
A |
27 725 |
228 |
103 |
95 |
777 |
129 |
25 580 |
813 |
|
|
B |
100 |
0,82 |
0,37 |
0,34 |
2,80 |
0,47 |
92,27 |
2,93 |
|
1994 |
A |
28 041 |
215 |
90 |
65 |
719 |
105 |
26 119 |
728 |
|
|
B |
100 |
0,77 |
0,32 |
0,23 |
2,56 |
0,37 |
93,15 |
2,60 |
|
1995 |
A |
28 875 |
176 |
105 |
69 |
634 |
122 |
27 096 |
673 |
|
|
B |
100 |
0,61 |
0,36 |
0,24 |
2,20 |
0,42 |
93,84 |
2,33 |
|
1996 |
A |
29 552 |
171 |
63 |
85 |
583 |
109 |
27 764 |
777 |
|
|
B |
100 |
0,58 |
0,21 |
0,29 |
1,97 |
0,37 |
93,95 |
2,63 |
|
1997 |
A |
32 717 |
229 |
112 |
74 |
675 |
124 |
30 674 |
829 |
|
|
B |
100 |
0,70 |
0,34 |
0,23 |
2,06 |
0,38 |
93,76 |
2,53 |
|
1998 |
A |
32 167 |
217 |
119 |
89 |
735 |
96 |
29 898 |
1 013 |
|
|
B |
100 |
0,67 |
0,37 |
0,28 |
2,28 |
0,30 |
92,95 |
3,15 |
|
1999 |
A |
31 540 |
181 |
82 |
84 |
564 |
104 |
29 535 |
990 |
|
|
B |
100 |
0,57 |
0,26 |
0,27 |
1,79 |
0,33 |
93,64 |
3,14 |
|
2000 |
A |
34 862 |
133 |
62 |
69 |
593 |