BARIŞ'I VE ADALETİ
                                             ÇOK ÖZLÜYORUZ

Çok sevdiğin ve dilinden düşürmediğin dizelerdeki gibi

...Asıl en kötüsü

Bilerek bilmeyerek hapishaneyi

İnsanın içinde taşıması

Senin yaşamını elinden alanlar ve adaleti engellemeye çalışanlar

aslında hapishaneyi kendi içlerinde kurdular,

korkularıyla birlikte yaşamaya mahkûm ettiler kendilerini...

Ama biz biliyor ve inanıyoruz ki;

Sonunda korktukları başlarına gelecek ve adalet yerini bulacaktır.

Seni seviyoruz canımız Barış'ımız.

Barış kültürünü gölgeleyen, vahşeti simgeleyen şu iki tarihi unutmuyoruz:

Cinayetin işlendiği gün: 10.04.2004

ve seni yitirdiğimiz gün: 12.04.2004

Bugün 12 Nisan 2008 saat 12.00 de seni yine ziyarete geleceğiz sevgili Barış'ımız.

Ailen ve Dostların

                                                                                                            

BARIŞ'IMIZ

.ÖZLEDİK, ÇOK ÖZLEDİK.

 

 

 

1460 gündür gül yüzüne, hep gülen gözlerine, içimizi ısıtan gülüşüne, sımsıcak sesine ve de en çok iyi kötü demeden cömertçe dağıttığın sevgine HASRETİZ.

 

Bize hiç bitmeyecek bu acıyı yaşatanların ve onları koruyanların kendi  hayatlarında neler yaşayacaklarını merakla bekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eninde sonunda kimsenin yanına kalmıyor yaptığı. Belki kendisini kurtardığını sanıyor ama bir şekilde  kendisi, çocuğu veya çok önemli bir yakını onun yaptığının bedelini ödüyor, bu doğanın yasası.... Yaşamları çok güzel olacak sanıyorlar ama, öyle olmayacak... Kimse bilmiyor nasılsa, üstü örtüldü, atlattık, kurtulduk diyorlar ama kendileri biliyorlar. Her an içlerinde taşıyorlar bildiklerini... "Zaman herşeyin ilacıdır" derler ama bu tür yaşantılarda zaman ilaç olmaktan çıkar... Kendi içlerinde sadece kendilerinin bildiği ve nasıl olsa atlattık geçti dedikleri bu olaylar zaman içinde giderek ağırlaşır, büyür büyür artık içlerine sığamaz olur. Rüyalar,  kabuslar, buhranlar halinde onları sıkıştırmaya boğmaya başlarlar. İçlerinden atamadıkları bir iç sıkıntısı günlerini zehir edecek. Bazen bu sıkıntı duyguları, rüyalar, kabuslar en mutlu günlerinde, belki çok güzel bir eğlencede, sevgilisi ile romantik anda, belki de büyük bir başarı elde ettiği anda, evlendiği veya çocuğu olduğu gün birden bire onu saracak ve nefesini kesecek. Giderek mutlu olduğu anlar onun kabusu ve korkuları olacak... Zamanla mutlu olmaktan korkar hale gelecek. "Mutlu olduğum anlar bile bana iyi gelmiyor" paniği  tüm yaşamlarını karartacak.

 

Bu durumlardan korkup, kurtulmak için içip unutmaya veya başka çözümler bulmaya çalışmaları da çare olmaz. Artık pekçok şeye ilaç olan o "zaman" onlar için zehir olmaya başlamıştır. Her geçen  gün onları biraz daha ezmeye, yok etmeye devam edecektir.Yani yasalardan kaçmak bir kurtuluş olmayacaktır.

 

İşte Barışı'mız, Hapishane artık içlerine kurulmuş bedel ödemeye başlamışlardır.

Bu durum senin yaşamını senden, seni  bizden alanlar kadar; görmedim, duymadım, bilmiyorum, farketmedim, ben bukadar biliyorum, elimden başka birşey gelmiyor, keşke gelebilse diyenler için de aynı...

 

Sevgin  bizde gittikçe büyüyor. Ama özlemle...

 

Annen Baban ve Sevenlerin.


 

 

Barış, 3 Eylül 1978'de doğdu. Paylaşmayı, dayanışmayı seven, hoşgörülü bir insan olarak yaşamını sürdürdü. Girişimci yanı, haklıdan yana tavrı, demokrasi inancı olan bir insandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Görsel İletişim Tasarım Bölümü'nden 2003'de mezun oldu. 2004 Nisan'ında askerilik görevini yapmak üzere Tunceli'ye gitmeye hazırlanırken yaşamdan ayrıldı.

 

İletişim
bizimle iletişim kurmak için lütfen tıklayınız...
 
Makaleler